Seviyeli Sohbet
Ağustos 31st, 2010

Şaka gibi dolandırıcılık Şoke eden cep mesajı, “Dolandırıldınız, iyi günler”

Cep mesaj dolandirma

Cep mesaj dolandirma

Çanakkale’de, cep telefonuna “para ödülü kazandığı” yönünde mesaj gelen kadın, ödülü alabilmek için bin 760 liralık kontör gönderdiği kişinin, “dolandırıldınız, iyi günler” demesi üzerine, polise başvurdu.

Kimliği henüz belirlenemeyen kişi, İbadet Akbıyık’ın cep telefonuna, bir çekiliş kampanyasından 18 bin lira ödül kazandığı yönünde mesaj gönderdi. Mesajın gönderildiği telefon numarasını arayan Akbıyık, zanlının, parayı alabilmesi için en yakın para çekme makinesine gidip, vereceği numaraları aktif etmesi için kontör göndermesi talebi üzerine, bin 760 lira tutarında kontör yolladı.

Akbıyık, kontörü gönderdiğini ve başka parası kalmadığını söylediğinde, zanlı, “dolandırıldınız, iyi günler diyerek” telefonu kapattı. Bunun üzerine polise başvuran Akbıyık, zanlı hakkında şikayetçi oldu.

Zanlının kimliğinin belirlenmesine çalışıldığı bildirildi.

Kategori: Haberler

Sohbet Etmenin Tam Zamani..

Magazin

O mesajlar benim değil Emre Kınay, Yasak aşk tartışmasına, Emine Ün’ün eski eşi Emre Kınay da katıldı

Emre Kinay mesajlari

Emre Kinay mesajlari

Oyuncu Emre Kınay’la evliyken işadamı Tolga Karakaş’a mesaj attığı iddia edilen Emine Ün “Emre’ye ihanet etmedim. Tolga ile ailece görüşüyorduk belki o mesajları telefonumdan Emre göndermiştir, bunu nereden bileyim” demişti. Bunun üzerine gözler Emine Ün’ün boşandığı eşi Emre Kınay’a çevrildi. Vatan gazetesinde yer alan habere göre; mesajların kendisi tarafından gönderilmediğini vurgulayan Emre Kınay, eski eşinin iddiasına şu yanıtı verdi: “Tolga Bey’i Emine Hanım’ın telefonundan ne aradım ne de mesaj attım. Ayrıca 2008 yılında olduğu öne sürülen kayıtlar da şu anda beni gerçekten ilgilendirmiyor. Kızım Duru’nun sağlığı için bugüne kadar hiçbir şey konuşmadım, bundan sonra da konuşmayacağım. Daha fazla üzülmek istemiyorum.”

31 Ağustos 2010

Kadın

Her kalçaya güzel duran kot Her vücutta 60 bin kadının vücudu incelendi, her kadına yakışan kot üretildi. Peki ya fiyatı?

Kalca kot

Kalca kot

Kot devi Levi’s tüm dünyada 60 bin kadının vücudunu inceledikten sonra “her kadında güzel duracak” bir kot üretti. Milliyet’in haberine göre firma Curve ID isimli modelin kadınların yüzde 80’inde iyi duracağını garanti ediyor. Curve ID model kotlar 32/28 gibi eski usul ölçülerle değil “zayıf”, “normal” ya da “kalın” etiketleriyle satılacak. Zayıf model Lucy Liu’nun, normal olan Charlize Theron’un, kalın olan ise Beyonce’nin vücut tipine uygun olacak. Yetkililer kişilerin kendilerini bu kategorilere yerleştirerek kolayca uygun kot modellerini bulabileceğini söylüyor. Mesela “zayıf” etiketiyle satılyan pantolonda cepler sağ tarafta olduğu için kalçalar daha yuvarlak gözüküyor, böylece bu tip kadınların vücudunu daha mükemmel gösteriyor. Kot endüstrisinde devrim yaratması beklenen Curve ID’nin farklı renk ve desende modelleri de satışa sunulacak. Bu yeni tasarım kotların fiyatı ise 80-95 Sterlin (190-220 TL) olacak.

31 Ağustos 2010

Magazin

Ebru Şallı’nın elleri yaşladı Fit bir vücuda sahip olan Ebru, ellerindeki damarların kendisini yaşlı(50) gösterdiğini düşünüyor.

Ebru Salli elleri

Ebru Salli elleri

İkinci çocuğuna hamile olan Ebru Şallı, pilatesin yanı sıra düzenli beslenme sayesinde fit bir vücuda sahip. Gençlik sırrını spor ve sağlıklı beslenmede bulan Şallı, ellerinin yaşlı görüntüsünden çok şikâyetçi. Ellerindeki damarların git gide belirginleşmesinden ve ellerini 50 yaşında gibi göstermesinden mustdarip olan 29 yaşındaki Ebru Şallı, bir an önce bu sorundan kurtulmak istiyor. Hamile olduğu için ilaç kullanamayan, hiç bir cerrahi mücadeleye maruz kalamayan Şallı, doğumdan sonra varis tedavisinde kullanılan skleroterapi yöntemiyle bu sıkıntısından kurtulacak. Şallı gibi fit vücudunu spora borçlu olan Madonna’nın elleri de ilerleyen yaşını ele veriyordu. Dünyaca ünlü pop yıldızı da aynı yöntemle artık daha genç ellere sahip.

Skleroterapi nedir?
Skleroterapi varisleri tedavi eden bir yöntem. Sklerozan adı verilen bir madde damar içine direkt olarak enjekte ediliyor ve damar duvarlarında bir enflamasyon (iltihabi reaksiyon) meydana geliyor. Varisler, belirgin damarlar, birkaç haftada kayboluyor.

31 Ağustos 2010

Magazin

Sevgilim başkasıyla çıkabilir – Flört edebilir Oyuncu Ekin Türkmen’e göre erkek arkadaşının güzel bir kadın gördüğü zaman bakması kadar doğal bir şey yok

Ekin Turkmen

Ekin Turkmen

Hiç durmadan çalışarak geçen sekiz yılın ardından yeni insanlar tanımak, yeni yerler görmek için her şeyi bırakıp giden Ekin Türkmen, yeniden televizyon dünyasına dönerken, kendini daha huzurlu, dinlenmiş, yenilenmiş hissettiğini söylüyor. Teoman’la aşk yaşadığı söylentileriyle gündeme gelen Türkmen, hakkında merak edilenleri Marie Claire’den Eda Göklü’ye anlattı.

** Nasıl bir dönem sizin için? Yeniden çalışmaya başlamak nasıl hissettiriyor?
Sekiz yıl hiç durmadan çalıştım. Okula başladığım günden itibaren çalışıyordum. Çok yorulmuştum. Bu fiziksel bir yorgunluk değil; oyuncunun beslenmesi gerekiyor. Dizi, reklam, tiyatro devam ediyordu ama yeni insanlar tanıma, yeni yerler görme, yeni oyunculuk tarzları öğrenme ihtiyacı hissediyordum. Herkes beğeniyor, “İyi oyuncu” diyor olabilir benim için ama bir oyuncunun “Öğrendim, oldum artık” demesi mümkün değil. Öyle bir sıkıntı çekiyordum. “Başka bir yere mi gitsem, workshop’lara mı katılsam, yüksek lisans mı yapsam” gibi kaygılarım vardı. Bir buçuk yıl oldu; ‘Küçük Kadınlar’ı bıraktım ve o zamandan beri sürekli geziyorum, hem Türkiye’de hem yurt dışında atölye çalışmalarına gidiyorum.

*** Kaç yaşındasınız?
26 yaşındayım ama çok küçük yaştan beri yalnız yaşıyorum ve değişik hayatlar deneyimlemeyi çok seviyorum. Yeni insanlarla tanışmayı seviyorum. İnanılmaz meraklıyım o konuda. Kapadokya’ya da gittim mesela; orada aylarca bir köyde kaldım. Lisede okurken sadece meraktan sürekli çalışıyordum. Bowling salonunda, bir tasarımcının yanında, barda çalıştım. Babam kız kardeşimle bana hep çalışmamız gerektiğini aşıladı. Maddi nedenlerden değil, hayatı öğrenmek açısından…

*** Herkes oyuncu olmak istiyor son yıllarda. Kendinizi hangi açıdan diğerlerinden farklı görüyorsunuz?
Konservatuvarlı ve güzel oyuncu çok az. Onun dışındakiler ya modellikten geliyor ya da konservatuvarlı ama başrol verecekleri sözde güzel kategorisine girmiyor. Ben hem konservatuvarlıyım hem de başrol olarak seçebilecekleri bir oyuncuyum. Herkes benimle çalışmaktan memnundur; sette eğlenceliyimdir. Oyuncu olarak doğru yoldayım. Yüzüm her karaktere uygun; makyajla çok değişiyor. Kendime çok güveniyorum. Kimseyi kendime rakip görmüyorum.

“SEVGİLİM BAŞKASIYLA FLÖRT EDEBİLİR”
*** Nasıl birisiniz?
Erkek arkadaşım flört edebilir mesela başkasıyla. Güzel bir kadın gördüğü zaman bir erkeğin bakması kadar doğal bir şey yok. Heykele, resme de bakıyorsunuz; kadın da Tanrı’nın yarattığı estetik bir varlık. Bunu anlayışla karşılayabiliyorum ama kesinlikle tek eşliyim. Yine de bazı değerler önemli. Çok centilmen olmasını bekliyorum bir erkeğin. Bir yere gittiğimizde sandalyeyi çekmesini bekliyorum mesela. İnançlı bir insanımdır, hiç inancı olmayan bir insanı anlayabilirim ama saygı duyamıyorum. Entelektüel birikimi de olmasını istiyorum fakat o geleneksel değerleri unutmuş, fazla modern, Türk gibi yaşamayan erkeklerden hoşlanmıyorum. “Erkek arkadaşımın flört etmesi normaldir” deyip hemen ardından; “Niye Kadir Gecesi’ni kutlamadın?” dediğim zaman, büyük bir çelişki gibi görünüyor. Tek başıma tatil yapıyorum, bu da tuhaf karşılanıyor…

“TEOMAN’LA ÇOK İYİ ANLAŞIYORUZ”
*** Sizin gibi düşünenler, sizi anlayanlar oluyor mu bu konuda?
Öyle birini bulmak zor ama benim gibi düşünen bir arkadaş grubum var; bu yüzden mutluyum. On beş kişilik bir arkadaş grubumuz var; sürekli seyahatlere gidiyoruz. Daha geçen gün Bodrum’daydık. Aralarında sanatla uğraşanlar da var, hiç alakasız başka mesleklerden olanlarda. Birlikte şiir geceleri yapıyoruz, gece sabaha kadar bir kulüpte eğleniyoruz. Yurt dışına gidip orada bir müzede saatlerce tartışabiliyoruz. Mesela Teoman da o gruptan biri. O yüzden devamlı görüşüyoruz ve görüşeceğiz. Açıkça da söyleyebilirim ki hiçbir ilişkimiz olmadı ve olmayacak. Çünkü hepimiz çok iyi arkadaşız. Geçen yıl Los Angeles’a gitmeden önce her gün beraberdik. Bu üç yıldır böyle, umarım daha uzun sürede onbeş kişi bir arada kalabiliriz.

“EVLENİRİM AYNI EVDE YAŞAMAM”
Evlilik, özel ve istediğim bir şey ama aynı evde yaşama fikrine katılmıyorum örneğin. Öyle bir çağda değiliz. Hele ki biz sanatçılar hiç öyle bir durum da değiliz. Çevremde insan istemediğim zamanlar oluyor; konsantre olmam gereken şeyler olabiliyor. Birlikte yaşayacağımız ortak bir ev olabilir ama benim gidebileceğim başka bir evinde olması gerekiyor. Hayatımdaki kişi içinde öyle; çünkü bende sanatla uğraşan insanları seviyorum.

31 Ağustos 2010

Magazin

Fahişe Carla Bruni İran’da hükümet yanlısı Kayhan gazetesi, zina yaptığı suçlamasıyla recm cezasına çarptırılan Sakine Aştiyani’yi savunan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin eşi Carla Bruni ve Fransız aktris Isabella Adjani için başyazısında “fahişeler” ifadesini kullandı.

Fahişe Carla Bruni

Fahişe Carla Bruni

Gazetede “Fahişeler insan hakları protestolarına katıldı” başlığıyla yer alan makalede, Bruni’nin first lady olmadan önceki renkli aşk hayatı anlatılırken, bugüne kadar birçok ünlüyle de birlikte olduğu belirtildi.

İngiliz gazetesi The Daily Telegraph’ın haberine göre, İran devlet televizyonu da Bruni’yi “terbiyesizlik” yapmakla suçladı.

Bruni’ye yönelik saldırılar, “first lady”nin, Aştiyani’nin serbest bırakılması için bir dilekçe yazmasının ardından geldi.

Bruni, geçtiğimiz hafta Aştiyani’ye hitaben yazdığı açık mektupta, “Senin gibi bir cezaya çarptırılan biri için kim sessiz kalabilir? Kanını akıtmak neden? Çocuklarını senden çalmak neden? Sadece yaşadığın, sevdiğin, kadın olduğun ve İranlı olduğun için mi? Benliğim bunu kabul etmeyi reddediyor. Kocam seni savunacak, Fransa seni feda etmeyecek” ifadesini kullanmıştı.

30 Ağustos 2010

Magazin

Kremşanti fantezisi olan adam Şaka gibi.. Evet, evet doğru anlatım bu.. Bu hafta duyduğum şeyler gerçekten şaka gibi.. Dinlerken o kadar çok güldüm ki, haftaya şen başlamanız için size de anlatmaya karar verdim.. Hazır mısınız beyler bayanlar, başlıyoruz..

Krem santi fantazisi

Krem santi fantazisi

Sahne 1..

Adamımız piyasada karizması ve cool tavrıyla nam salmış çok ama çok ünlü bir iş adamı.. Fena çapkın olduğunu söylememe gerek yok sanırım.. Geçtiğimiz hafta bir iş gezisi için ekibiyle birlikte New York’a gidiyorlar.. Fakat ne demişler ekibe her zaman çok fazla güvenmeyeceksin.. Çünkü orada yaşadığın her şeyi malzeme olarak kullanma ihtimalleri var.. Keza bu ünlü iş adamımızın ekibinde de bir çatlak var.. Ki iyi ki de var. Yoksa bu yılın bombası New York topraklarına gömülü olarak kalacaktı ve ben bu hikayeyi öğrenemeyecektim.. Tanrım düşüncesi bile korkunç!!! Ama Allah’tan her saniyesine kadar biliyorum.. Tamam, anlatıyorum, sakin..

New York’un ünlü gece kulüplerinden birine gidiliyor bir gece.. Ve sevgili patroncuğumuz gözüne birini kestiriyor.. Karizmatik ve cool bakışlarıyla kızı adeta yedikten sonra tanışma gerçekleşiyor.. Ve o şanslı kız (şanslı çünkü hayatının en komik gecesini yaşayacak) gece iş adamının kaldığı otele davet ediliyor.. Kız tabii ne bilsin adamın çılgın fantezilerinin olduğunu.. Zavallım tabii bu arada ‘karizmatik ve güçlü erkek, beni kollarında eritecek bu gece’ düşüncelerinde.. Neyse odaya giriyorlar.. Erkeğimiz en karizmatik sesiyle viski alır mısın diyor.. Kız kabul ediyor.. Kadehler tokuşturuluyor, çapkın bakışlar fırlatılıyor, diller dudaklarda geziniyor karşılıklı.. Ve işte gecenin ateşi yanmaya hazır.. Centilmen erkeğimiz kızın elinden kadehini alıyor, onu kendine çekiyor ve dudaklarına şehvetli bir öpücük konduruyor.. Kız fena etkilenmiş biçimde gecenin devamı için hazırlanmak istiyor haliyle.. (klasik kadın tavrı işte, her yerde aynı) Gidiyor lavaboya makyaj tazeleniyor, parfüm vücudun her yerine boca ediliyor, iç çamaşır kontrolleri yapılıyor.. Hazırım diyor içinden (şoka saniyeler var) ve içeri giriyor.. Belli ki içerde de bir hazırlık yapılmış; ışıklar sönmüş, mumlar yakılmış.. Fakat o da ne? Adam yok ortalıkta.. Kız şaşkın şekilde odaya göz gezdirirken içerden sesleniyor karizmatik yaratık.. Come baby, I’m here.. Kız en seksi gülümsemesiyle odaya giriyor ve kalakalıyor.. İyi de neden?

Az biraz daha sabredin.. Bu anı size yaşatmam lazım.. Loş bir oda hayal edin.. Sadece bir iki mum yanıyor.. Simsiyah saten çarşaflar düşünün.. Ve ilk andan itibaren karizmasıyla ve cool tavrıyla sizi baştan çıkarmış Türkiye’nin en güçlü adamıyla yatmak üzeresiniz.. Heyecan dorukta.. Fonda iç gıcıklatan bir melodi hissediliyor belli belirsiz..Evet herkes hayal etti mi? Hazır mısınız? Yes, kız da aynen bu şekilde odaya giriyor ve simsiyah saten çarşafların üzerinde kar beyazı gibi parlayan adamı görüyor.. Ve büyük şok.. Adamın vücudundaki çeşitli bölgeler kremşantiyle kaplanmış.. Kız tabii çantasını aldığı gibi kahkahalar eşliğinde vınnnnn.. Kaçarak terk ediyor oteli..

Ya düşünsenize yıllarca karizmatik ve cool sandığınız adam yatağa kremşanti sürünmeden girmiyor.. (ahahahahah!!! yazarken bile kahkahalar atıyorum) ‘Oh, bebeğim vücuduma iyi geliyor, esnetiyor’ naraları da atıyor mudur acaba :) Nasıl bir fantezi bu ki? Kadına sürmek istese anlarım da kendini kullanması tam bomba..

Hikaye bittiğinde söylemesi ayıp bol buzlu martini içiyordum.. O canım martini hikayeyi anlatan çocuğun suratında patladı.. O kadar güldüm ki.. Bu hikayeyi benim kızlara anlattım, şimdi sosyete bu bombayla çalkalanıyor haliyle.. Üstelik beyfendimizin sosyetedeki yeni adı da By Dr. Oetker.. :)

Size benden dev tavsiye; siz siz olun yatağa girmeden bir erkek için karizmatik yorumunu yapmayın olur mu? Malum yatak bozuyor adamları çünkü.. Karizma bol şekere karışınca eriyor haliyle..

Sahne 2..

İkinci olayımızın baş kahramanı aşklarıyla ünlü bir mankenimiz.. Hafiften sosyeteye girme telaşı da var tabii.. Neyse fazla sevdiğim biri de değil ama yaşadıklarını duyunca güleyim mi üzüleyim mi bilemedim..

Kızımız yaklaşık 5-6 aydır gözlerden uzak bir aşk yaşıyormuş.. Ama kiminle yaşıyor bu aşkı bilemiyoruz.. Geçtiğimiz hafta da sevgilisinden ayrılmış.. Şu anda hali perişanmış.. Ama kimselere de anlatamıyormuş neden ayrıldığını.. Bütün çevresi de meraktan çatlıyormuş.. Öff keşke herkes benim gibi olsa.. Anında geliyor her şey bana, anında.. Millet kıvranıyor öğreneyim diye, dedikodu bana kendiliğinden geliyor.. Üstelik beni de hiç yormuyor..

Neyse eğer duyduklarım doğruysa olay tam bir fecehat.. Adamın önceki evliliğinden bir kızı var.. Haftanın her günü bizim manken kızımızla görüşüyorlar, bir gününde de adam kızına vakit ayırıyor.. Bizim saftirik de o günlerde sevgilisini hiç rahatsız etmiyor.. Özverili, anlayışlı kadın havaları çizmek lazım tabii.. Neyse yine bir kız günü.. Adam çocuğuyla ilgileniyor evde.. Normalde kız asla haber vermeden gitmiyor, aramıyor filan.. Fakat birlikte geçen gecenin öğleden sonrasında bizim kız fark ediyor ki cep telefonunu adamda unutmuş; Allah’tan sessize almıştım diye de düşünüyor içinden.. Ne anlayış tanrımmmm, ağlayacağım!!!! Adamın numarasını da ezbere bilmediği için (cep telefonu rahatlığı işte) mecburen haber vermeden gitmek zorunda.. Bir yandan da gitmek istiyor tabii, kızını görmek, ne yaptıklarına göz atmak için.. Kadın milletini şu iç ses rahat bıraksa zaten cin beynimiz hiç devreye girmeyecek.. Salak kalbimizde öyle inanıp yaşayıp gideceğiz..

Neyse kadın gidiyor adamın evine, çok saygılı olmasından mütevellit önce kapıyı çalıyor, çalıyor, çalıyor.. Açılmıyor.. Oh diyor evde değiller, rahatsızlık vermeyeceğim, hemen girer çıkarım.. Anahtarını çıkartıyor, içeri giriyor.. Salon gayet derli toplu.. Etrafta ufaklığa ait hiçbir şey yok, garip diye düşünüyor.. Yatak odasına çıkmak için üst kata yöneliyor ama garip sesler geliyor kulağına.. Belli belirsiz fısıldaşmalar, sessiz kahkahalar.. Nihayet bizimki ayıyor duruma.. Kız falan hikaye, bu adam beni aldatıyor diyor ve tercih edildiği kadını bir an önce görebilmek ümidiyle kapıyı daannn diye açıyor.. Ve bir kadına değil, başka bir erkeğe tercih edildiğini görüyor. Meğersem adamın sakladığı kızı, sakladığı erkek sevgilisiymiş.. Haftanın bir günü de farklı cinsel zevklerini yaşıyormuş.. Ne varmış ki bunda.. Yoksa bizim mankeni çok seviyormuş.. Aylardır gösterdiği anlayış nereye gitmişmiş.. Falan filan diye gevelemiş ama bizim kız travma geçirdiği için hiçbir şeyi duymadan evden çıkmış..

Adam bunu bir iki kez aramış fakat bakmış telefonlara cevap verilmiyor.. Haftanın yedi günü bana kaldı, artık gizlenmeme gerek yok diye ortalığa atmış kendini.. Kızımız hala komadaymış.. Yakında çıkar komadan merak etmeyin.. İstanbul gcce hayatı yaz rehavetinden kurtulup sezonunu açtığı gün aramıza karışır Reina güzeli..
Gossip Gırl

30 Ağustos 2010

Magazin

Emine Ün kocasını aldattı mı? Evliyken kocamla birlikteydi Emine Ün’ün sevgilisi Tolga Karakaş’ın eşi İlkin

Emine Un Tolga

Emine Un Tolga

Karakaş’tan şok iddialar
Emine Ün uzun süre sevgilisi olduğunu reddettiği Tolga Karakaş’la çekilen fotoğrafları için önce “fotomontaj” iddiasında bulunmuş, ardından Karakaş’la ikinci kez görüntülenince ilişkisini kabul etmek zorunda kalmıştı. Vatan gazetesinden Özlem Ülkü’nün haberine göre, Tolga Karakaş’ın eşi İlkin Karakaş, Emine Ün ve Tolga Karakaş’ın ilişkisinin, Emine Ün ve Emre Kınay’ın evli olduğu dönemde başladığını iddia ederek ortalığı karıştırdı.

Ün’ün, eşi Emre Kınay’ın arkadaşı ve aynı zamanda ailece görüştüğü Tolga Karakaş ile evliyken birlikte olduğu öne sürülmüş ancak Ün bu iddiayı “Ben Emre’yi aldatmadım” diyerek yalanlamıştı. Ancak Karakaşların hala süren boşanma davasında İLkin Karakaş tarafından öne sürülen belgeler, iddiaları güçlendirdi. İşte yasak aşkın kanıtı olduğu öne sürülen iddialar:

*** 2008 yılının Haziran ayından itibaren Turkcell’den Tolga Karakaş ve Emine Ün’e ait telefon kayıtları çıkartıldı. (450 sayfadan oluşan bu kayıtlar dosyada mevcut.) Bu görüşmelerde Karakaş ve Ün’ün gece geç saatlere kadar mesajlaştığı ve telefonla konuştuğu dikkat çekiyor. Oysa Emine Ün kocası Emre Kınay’dan 30 Mart 2009’da boşandı.

*** Emine Ün, 2008 Haziran-2010 Şubat döneminde Tolga Karakaş’a 43 tane resimli mesaj göndermiş. (Bu mesajlardan dikkat çekenlerden bir tanesi 21 Temmuz 2008’de gece 01.11′de gönderilmiş)

*** Magazin çevrelerinde Emine Ün’ün eşinden boşanacağı haberleri 2008 Ekim ortalarında çıkıyor ve bu tarihten sonra Emine Ün, Tolga Karakaş’ı aramayı kesiyor. Ancak Tolga Karakaş ise gündüz ya da akşam erken saatlerde aramaya devam ediyor. Emine Ün’ün boşandığı gün, yani 30 Mart 2009’da Tolga Karakaş ile karşılıklı telefon görüşmelerine başlaması dikkat çekicidir. Ve bu görüşmelerin kaydı dosyada mevcuttur.

*** Emine Ün 2009 Haziran’dan itibaren davacıyı rahat rahat arıyor. 25 Mayıs ve 27 Mayıs’ta Tolga Karakaş’ın ailesinin evini araması da bunu teyit etmektedir. Emine Ün 2008 yılının yaz aylarında ise davacının eşi İlkin Karakaş’ı sık sık arayarak kuşkulanmasına da engel olmuştur. İlkin Karakaş da arkadaşı olan Emine Ün’e sonsuz güvenmiştir.

*** Telefon kayıtları Karakaş ile Ün arasındaki ilişkinin 2008 yılı yaz aylarında başladığını, 2009 yılında devam ettiğini, hala sürdüğünü kanıtlamaktadır. Mesajlaşmalar 2009 yılı yaz aylarında daha da yoğunlaşmıştır.

KARAKAŞ HÂLÂ EVLİ
Emine Ün’ün geçen hafta görüntülendiği Tolga Karakaş, 27 Nisan’da boşandı. Ancak Tolga Karakaş eşine tazminat ve nafaka ödememek için temyize gittiğinden dava hala sürüyor ve bu yüzden Tolga Karakaş kayıtlarda evli görünüyor.

ÜN: BELKİ EMRE MESAJLAŞMIŞTIR
İlkin Karakaş’ın telefon kayıtlarına dayanarak “Emine, Emre Kınay ile evliyken kocamla birlikteydi” iddiasına Emine Ün ise şu sözlerle yanıt verdi: “Emre’ye ihanet etseydim boşanma sürecimde bu ortaya çıkardı ve aldatan kadın olarak her tarafta haberim çıkardı. Biz Tolgalarla ailece görüşüyorduk. O yüzden telefonlaşmış olmamız normal. (Tolga Karakaş ile geç saatte mesajlaştı iddiasına) Belki Emre benim telefonumdan Tolga’ya mesaj attı. Bunu nereden bilebiliriz ki. İddiaların hepsi saçma ve yalan. Çünkü ben Emre’ye sadık bir eş oldum.”

30 Ağustos 2010

Saglık

Sekste utangaçlık nasıl yenilir? Pek çok kişinin uyguladığı yöntem ve yolları…

Sevisin

Sevisin

Bu tür sorunla başa çıkmanın en iyi yolu, adım adım gidebileceğiniz bir dizi aşama saptamaktır. Bir aşama iyice içnize sinmedikçe bir sonrakine asla geçmeyin. Sonraki aşama sizi fazlasıyla huzursuz ediyorsa o gün durun. Cosmotürk’ün haberine göre, daha uyarılmış, daha gevşek olduğunuz bir gün, belki de bir kadeh içki eşliğinde yeniden deneyin. Hazır değilseniz kendinizi zorlamayın. Ama makul bir kararlılıkla ilerlemekten de vazgeçmeyin. Eğer herhangi bir aşamada kesin olarak tıkanıyorsanız bir uzmana başvurmaktan da çekinmeyin. İşte size bu güne kadar pek çok kadının işine yaramış bulunan bir dizi egzersiz:
1. Tamamen giyinik durumda partnerinizle yanyana yatıp erotik bir dergi veya bir kitap okuyun. Çıplak bir erkekle kadını birlikte gösteren sayfaları tercih edin.
2. Partnerinizle birlikte çıplak olarak yatağa yatın. Işıkları kapatın ve üzeri 3. Partnerinizle birlikte çıplak olarak yatağa yatın. Işıkları açık bırakın ama örtünmeyin.nize bir yorgan örtün.
4. Aydınlıkta ve örtünmeden yatın.
5. Aydınlıkta partnerinizin önünde soyunun.
6. Partnerinizin önünde çıplak dolaşın.
7. Partnerinizin önünde soyunup giyinin ve onu çıplak vücudunuz hakkında konuşmaya teşvik edin.
8. Aydınlıkta çıplak olarak sevişin.

30 Ağustos 2010

Saglık

Cinsel gücü artırıcı ilaç kullanmayın Başbakanlıktan uyarı Başbakanlığ’a başvuran bir vatandaş, cinsel gücü artıran ilaçlar hakkında bilgi istedi. Başbakanlık’tan vatandaşa verilen yanıtta, bu tür ilaçların üretim ve ithalatına izin verilmediği belirtilerek, “Bu ilaçları esinlikle kullanmayın” denildi.

Cinsel gucu artirici

Cinsel gucu artirici

Başbakanlık, piyasada ya da internette satılan cinsel içerikli ilaç ve ürünler hakkında bilgi isteyen vatandaşın talebini resmi yazı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na iletti. Gıda Kontrol Hizmetleri Daire Başkanlığı’ndan Başbakanlığa gelen yanıt ise tekrar başvuru sahibi vatandaşa gönderildi.

Başbakanlık’tan, vatandaşa verilen yanıtta Tarım Bakanlığı’nın ‘takviye edici gıda’ adı altında kilo verdirici, kilo aldırıcı, boy uzatıcı, cinsel performansı artırıcı, sigara bıraktırıcı ve hastalıkları iyileştirici gibi niteliklerde hiçbir ürüne üretim yada ithal izni vermediği belirtildi. Başbakanlığın yanıtında şu bilgilere yer verildi:

“Bu etkilere sahip olduğu iddia edilen ürünlerin, ithalat ya da üretim izni olmadığı halde yalan beyanla Tarım Bakanlığı’ndan izinli oldukları ilan edilmektedir. Bu ürüleri pazarlayanlar başka firmalara ait ithalat ya da üretim izni tarih ve sayılarını kendi ürünlerine aitmiş gibi göstermektedir. Bu ürünlere ait Tarım Bakanlığı’ndan insanların günlük tükettikleri gıdalara ek olarak takviye edici gıda niteliğinde verilen ithal ve üretim izinlerini beyan ve taahhüt ettiklerinin dışında etiket, ambalaj ve reklamlarla satışa sunarak tüketiciyi yanıltılmaktadır.”

Reklamı da yasak

Yanıtta yapılan reklam ve tanıtımların mevzuata aykırı olduğunun da altı çizilerek Tarım Bakanlığı tarafından üretim ve ithal izni verilen ürünlerin www.kkgm.gov.tr internet sitesinde yayımlandığı belirtildi. Vatandaşa verilen yanıtta şöyle dendi:

“Bu bilgilerin tümü ürünün etiketi üzerinde doğru ve eksiksiz olarak yer almalıdır. Marka, isim, üretici-ithalatçı firma gibi bilgilerin bir ya da birkaçının Bakanlığımızca yayımlanan bilgilerden farklı olması durumunda, takviye edici gıdanın kilo verdirici, kilo aldırıcı, boy uzatıcı, cinsel performansı arttırıcı, sigara bıraktırıcı ve hastalıkları iyileştirici bir özelliği olduğu iddia edilmesi durumunda ürünleri kesinlikle kullanmayınız.

Söz konusu durumlarda yapılan reklam ve tanıtım radyo, televizyon ya da yazılı basında yer alıyor ise Bakanlığımızın yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ na ve radyo televizyon reklamları için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) başvurmanız durumunda mevzuat kapsamında bu kurumların da yaptırım uygulaması sağlanmış olacaktır. Bakanlığımız tarafından yukarıdaki hususların düzeltilmesi, sorumlular hakkında yasal işlem uygulanması için halihazırda yürütülen denetimlerimize ek olarak kapsamlı bir çalışma başlatılmıştır. Bakanlığımıza yaptığınız başvurunuzda bilgileri verilen ürün yada satış yerine ait bilgiler bu kapsamda değerlendirmeye alınmıştır.”

30 Ağustos 2010

Diziler

Tecavüz sahnesi ayarlandı İşte Beren Saat’in oynayacağı tecavüz sahnesinin Hülya Avşar’lı versiyonu
Yıllar önce çekilen “Fatmagül’ün Suçu Ne?” adlı filmde Hülya Avşar Fatmagül rolünü canlandırmış, tecavüz sahnesinde oynamıştı.

Fatmagul

Fatmagul

O tecavüz sahnesinin aynısını şimdi Beren Saat, aynı adlı dizide oynayacak. Konusu tecavüze dayanan bu dizi için piskolojik destek alan Saat, filme göre, TV için daha yumuşatılmış olan bir sahnede oynayacak.

İşte “Fatmagül’ün suçu Ne?” adlı filmde Hülya Avşar’ın oynadığı, yıllar sonra Beren Saat’in oynayacağı o sahne… Video izlemek keyiflidir.

30 Ağustos 2010